KURU BAKLAGİLLER VE FAYDALARI

Kuru baklagiller, dünyadaki tüm geleneksel diyetlerde önemli bir rol oynar. Türk mutfağının geleneksel yiyeceği kuru baklagiller, hem çok besleyicidir, hem de kalp hastalıkları ve kanserden koruyucu maddeler içerir.Baklagillerdeki koruyucu maddelerden ilki diyet lifidir. Diyet lifi, yüksek tansiyon ve kötü kolesterolü düşürür, kan şekerini yükseltir, kabızlığı ve kalınbağırsak kanserini önler. Bir porsiyon kuru baklagil günlük lif ihtiyacının yarısını karşılar.Kilo almamak içinKuru fasulye ile soya fasulyesi, besin öğeleri ve posa açısından zengin olmakla birlikte yüksek kalitede protein kaynağıdır. Araştırmalar, kuru fasulye alımının serum kolesterol konsantrasyonunu azalttığını, diyabeti birçok açıdan düzelttiğini ve metabolik fayda sağladığını, bunun da kilo kontrolüne yardımcı olduğunu göstermiştir.Bitki temelli diyetleri daha çok kuru fasulye ve soyaya doğru kaydırmak, kronik hastalıkları tedavi etmede ve önlemede etkili olabilir. Bu besinler çok az yağ içerir. Doymuş yağ ve kolesterol yoktur; potasyum, magnezyum ve posa açısından zengindir. Haftada 2-3 defa...Baklagiller aynı zamanda çok iyi birer folik asit kaynağıdır. Folik asit ise kalp sağlığında önemli rolü olan homosisteini dengede tutar. Soya fasulyesinin ise kötü kolesterolü (LDL) düşürdüğü yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır. Soya ve diğer baklagillerde bulunan glisin ve arginin adındaki aminoasitler kandaki insülin hormonunu düşürürler. İnsülin düzeyi düşük olunca karaciğer daha az kolesterol yapar. Sağlıklı ve yeterli beslenmek için haftada en az 2-3 kez kuru baklagil tüketilmelidir. Kuru baklagiller nasıl pişirilmelidir?Bitkisel protein kaynağımız olan kuru baklagillerin 'gaz yapma' etkisini azaltmak için ıslatma işlemi sırasında içinde bulunduğu su dökülmelidir. Fakat pişirmek için haşlama yöntemi tercih edildiyse B grubu vitaminlerden kayıp vermemek için haşlama suyunun dökülmemesi gerekir. Bu yüzden kuru baklagilleri ağzı kapalı, basınçlı tencerede baklagilin 2 katı miktarda suyla pişirmek en doğru tercih olacaktır.
TURŞU
Sıkça tükettiğimiz iştah açıcı özelliğe sahip olan, fakat hiçbir besin değeri olmayan turşu, kış aylarında sofralarımızın vazgeçilmeyenleri arasında yer almaktadır. İçermiş olduğu yüksek asit oranı ve tuz nedeniyle özellikle hipertansiyonlu hastalar, mide-bağırsak problemi (gastrit, ülser ve ülseratif kolit) yaşayanlar ve hemoroit problemi olanlar, turşu tüketiminde dikkatli olmalılar.

Yorum Yaz