ÇOCUKLARDA BOY KISALIĞI VE NEDENLERİ?ÇOCUKLARDA BOY UZAMASININ Y


27/5/2009 · Kategori: _OCUK

Kişlerde büyüme hızı iki-üç yaşlarında yılda 8 cm kısa olması, üç ve dört yaşlarında yılda 7 cm kısa olması, dört ve dokuz yaşları arasında ise yılda 5 cm az olması, anne babanın boyuna göre kişinin boyunun kısa olması “boy kısalığı” olarak tanımlanmktadır. Eğer boy uzaması aniden durursa bu bazı hastalıkların belirtisi olabilir. Böyle bir durumda karşılaşıldığında bir uzaman baş vurulmalıdır.

Boy uzamasının yavaşlamasının iki nedeni bulunmakadır;

 

Kişide beslenme düzenli bir şekilde yapılıyor, kilosu normal veya normalin üstünde olduğu halde uzama hızı yavaşlamışsa sebebebi genellikle hormonal bozukluklardır.

Zayıf insanlar yani kilosu normalin altında olan insanlarda boyun kısa olması genllikle bazı hastalıklardan dolayıdır. Bu hastalıklara örnek verirsek; beslenme bozukluğu, sindirim sistmindeki hastalıklar, uzun süren ishaller gibi çeşitli hastalıklardan kaynaklanabilir.

Boy kısalığının nedenleri;

 

- Genitik sebeblerden dolayı yani anne babanın boyunun kısa olması

- Annenin düşük gebelik kilosundan ve bebeğin düşük doğum kilosu

- Anne sütünün yeteri kadar alınmaması

- Düzensiz ve yetersiz beslenme

- Ağır enfeksiyon hastalıkları

- Ağır işlerde çalışmak

- Hormonal bozukluklar ( Büyüme hormonu eksikliği vb..)

- Ergenliğe erken girilmesi ki dünya da her geçen gün ergenlik yaşı düşmektedir.

 

Beslenme Ve Sporun Boy Uzamasına Etkisi Nedir?

 

 

Yüzyıllar önceki atalarımızla aramızdaki boy farkı en az 30 santimetredir. Buda gösteriyorki her geçen yıl atalarımızdan daha da uzun oluyoruz. ABD’de yayınlanan rapora göre 1960′lar da insanlardaki boy artışında yaklaşık 2cm’lik artış var. Bunun bir rastlandı yada ortama uyum olmadığını düşünülmektedir. Gelişen toplumlarda yeme alışkanlıkları yaşama biçimleri, sağlıklı ve dengeli beslenmenin boy uzamasındaki önemli etkenlerden birisi olabileceği belirtiliyor. Yapısal özellikler, genlerin yapısındaki değişikliklerle diğer bir kuşağa aktarılıyor. Bu nedenle genetik şifre kişinin boyunu belirliyen en önemli etkendir.

Gıdaların Boy Uzamanasına Etkisi Nedir?

 

Gıların boy uzamasıne atkisi anne karnında başlar. Bu yüzden doğru beslenme en önemli etkenlerden biridir. Anne dengeli beslenmeli, alkol ve sigaradan uzak durmalıdır. Hamile kadınlar da sıkı diyet zararlı olduğu gibi aşığı kilolarında zararı vardır.

Spor Boy Uzatır Mı?

 

Boy uzamasına basketbol ve yüzme gibi sporların etkisi olduğu düşünülmektedir. Ancak kesin bir kanıt bulunmamaktadır. Uzmanlar bu tür sporların kişinin genel sağlığına katkılarından dolayı vucut gelişimine ve boy uzamasına etki ettiğini yani ikincil bir etki olduğunu söylememktedir. Ancak her spor boy uzatmamktadır. Ancak her spor boy uzatmamaktadır. Örneğin, halter, güreş ve vücut geliştirme gibi kemik uçlarındaki büyüme plaklarına stres uyguladığından boy uzamasını yavaşlatmaktadır. Ancak buda kesin olarak kanıtlanmamıştır.

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

ÇOCUKLARDA DİKKAT GELİŞTİREN OYUN VE ARAŞTIRMALAR


12/5/2009 · Kategori: _OCUK

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar uygun yardımla performanslarını arttırabilir. Siz de çocuğunuz performansını arttırmasını istiyorsanız çocuğunuzla beraber oynayacağınız küçük oyunlarla ona yardım edebilirsiniz.
İşte çocuğunuzun hafıza ve dikkat gelişimini hızlandıracak oyunlar...

Hafıza Alıştırmaları:

1. Farklı Resim Bulma:

Çocuk, bu alıştırmalarda kendisine gösterilen dört resimden farklı olanı bulmaya çalışır. Farklı olanı bulduktan sonra diğerlerine göre neden farklı olduğunu anlatmalıdır.

2. Resim Hatırlama:

Çocuğa bir dakika süresince bir resim gösterilir ve bir dakika sonra resim kapatılır. Daha sonra resimle ilgili sorular sorulur.

Örnek:
a- Çocuklar ne yapıyorlardı?
b- Erkek çocuğun üzerinde ne vardı?
c- kız çocuğun gözleri ne renkti?

3. İki Resim Arasındaki Farkı Bulma:

Birbirine benzeyen ama aralarında küçük farklılıklar bulunan iki resim çocuğa gösterilir. Bunların arasındaki farklılıklar çocuğa anlatılır.

4. Şekilleri Hatırlama:

Anne-baba bir takım geometrik şekiller çizerek çocuğa bir dakika süreyle gösterir. Bir dakika sonra resim kapatılır ve çocuktan hatırladığı kadarını çizmesi istenir.

5. Anlatılan Hikaye İle İlgili Sorular Sorma:

Çocuğa kısa bir hikaye anlatılır. Daha sonra bu hikayenin belli kısımları ile ilgili sorular sorulur.

Dikkati Geliştiren Oyunlar:

1. Okuduğunu Anlatma:

Çocuğa kısa bir okuma parçası verilir ve beş dakika içinde okuyabildiği kadarını okuması istenir. Beş dakikanın sonunda çocuktan okuduklarından anladığını anlatması istenir. Bu oyun aynı zamanda çocuğun kısa süreli hafızasını da geliştirir.

2. Nesne Saklama:

Bu oyun için evin belli bir odası seçilir ve çocuğa etrafındaki nesnelere dikkatlice bakması söylenir. Çocuk odadan çıkınca herhangi bir nesne saklanır. Çocuk odaya döndüğünde hangi nesnenin saklandığını bulmaya çalışır.

3. Balonla Oynama:

Oyuncular şişirilmiş bir balonu birbirlerine atarak yere düşürmemeye çalışırlar. Bu oyun aynı zamanda çocuğun konsantrasyonunu sağlamasını da destekler.

4. Son harften Kelime Bulma:

Oyunculardan biri bir kelime söyleyerek oyunu başlatır. Ondan sonra gelen oyuncu, söylenen kelimenin son harfini kullanarak yeni bir kelime söyler. Bu şekilde oyun devam eder.

Psk. Arzu Elemek
Popüler Psikiyatri Dergisi
Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

ÇOCUKLARDA TIRNAK YEME ALIŞKANLIĞININ NEDENLERİ,ALINACAK TEDBİRL


12/5/2009 · Kategori: _OCUK

Tırnak yeme alışkanlığına çoğunlukla 3-4 yaşlarından önce başlamaz. (Çok ender olarak 5 aylık gibi erken bir dönemde görülebilir). Çocukların %33 de tırnak yeme davranışı görülür. Bu oran erken ergenlik çağına kadar sürer. Ergenlik çağında tırnak yiyen çocukların sayısı %40-45’e yükselir. Yani ergenlik çağına doğru çocukların hemen hemen yarısı tırnak yeme davranışı gösterir. Bunun nedeni olarak gençlerin çevreden onay görmemeleri olarak değerlendirilir. Ayrıca tırnak yiyen çocukların ailelerinin çoğunda tırnak yiyenlere rastlanmaktadır. Bunun içinde tırnak yemenin bir taklit olduğu ve büyükleri taklit etmek suretiyle öğrenildiği ileri sürülmektedir. Ergenlik çağında sosyal onay görenlerin çoğu bu alışkanlığı terk etmektedir.

Tırnak yemek bazen ayak parmaklarını ısırmakla ve ayak tırnaklarını el parmaklarıyla yakalama ile ilişkili görülmektedir. Ayak parmağı tırnağının yenilmesi ve ısırılması hemen hemen sadece kızlarda görülmektedir.

Tırnak Yeme Alışkanlığının Sebepleri

Bu davranışın altında yatan sebepler parmak emmede olduğu gibi çoğunlukla psikolojik rahatsızlıklardır.

Alışkanlık daha çok baskı altına alınmış heyecanların ilgilendiği durumlarla olup, çocuk bunun arzu edilmeyen bir davranış ve alışkanlık olduğunu anlayınca kökleşmekte olduğu görülmektedir.

Tırnak yeme bir güvensizlik belirtisi olarak kabul edilir. Aile içinde aşırı baskılı ve otoriter bir eğitimin uygulanması, çocuğun sürekli azarlanarak eleştirilmesi, kıskançlık, yeterli ilgi ve sevgi görememe sıkıntı ve gerginlik başlıca nedenlerdir.

Anne babanın yaşantısı da önemli bir etkendir. Anne baba geçimsizlikleri anne babanın sık sık kavga etmesi ailedeki sorunlar çocuklarda tırnak yeme gibi davranışlara neden olur. Bunun yanı sıra anne babanın aşırı kaygılı olması çocuğu aşırı derecede koruyup kollaması ayrıca anne babanın çocuklar arasında ayrım yapması çocuklar arasında kıskançlığa yol açar. Bu da dolaylı şekilde kendini tırnak yeme olarak gösterir.
Tırnak yeme daha önce belirttiğimiz gibi taklit yoluyla da edinilebilen bir davranıştır. Ailede herhangi bir bireyin tırnak yeme davranışı göstermesi doğal olarak çocuğun ilgisini çekecektir. Ayrıca tırnak yeme davranışı olaylara bağlı olarak gelişebilmektedir. Çocuğu tedirgin eden herhangi bir olay veya çevrede onun için hoşnutsuzluk yaratacak herhangi bir durum bu davranışı göstermesine yol açar.

Tedavi Ve Alınabilecek Önlemler

•En etkili yöntem 3-4 yaşlarına kadar bu alışkanlığın anne baba tarafından görmezlikten gelinmesidir. Daha sonra bu alışkanlık devam ederse;
•Çocuğun gerginlik ve uyumsuzluk nedenleri iyice araştırılmalı ve bunlar saptanarak çözüm getirilmeli
•Çocuğu azarlamak, korkutmak, ceza vermek gibi zorlayıcı yöntemlerin uygulanması yararlı olmamaktadır. Hatta kimi zaman daha ağır duygusal problemlerin çıkmasına neden olabilir.
•Çocukları korku kaygı yaratacak durumlardan uzak tutmak gerekir.
•Küçük çocukların kaygı korku verici televizyon filmlerini izlemeleri, kavgalı olaylarda bulunmaları çocuğu heyecanlandıracağı için sakıncalıdır.
•Tırnak yiyen çocuklara geceleri yatarken eski hafif eldivenleri giydirmek. Çocuk gece tırnaklarını yemek veya ısırmak istediğinde hatırlatıcı olması bakımından yararlı olabilir.
•Parmak ve tırnağa acı fakat zararsız bir sıvı sürülebilir. Bu hem hatırlatıcı ve hem de tırnağını ağzına götürdüğü zaman acı ile birleştiğinde terk etmeye yardımcı olabilir.
•Çocukların ilgisi başka yöne çekilebilir. Sinema, televizyon izlerken veya radyo dinlerken onun ağzını çiğneyecek bir şeyle meşgul etmek tırnak yemenin ve ısırmanın yerine gelecek bir etkinlik olabilir.
•Çocukları ara sıra başarılarından dolayı ödüllendirme bazı durumlarda yarar sağlayabilir. Ancak bunun kısıtlı ve uygun şekilde kullanılması gerekir. Aksi takdirde çocuk yeni ödüller almak için bunu kullanabilir.
•Tırnak derin kesilebilir. Çocuğun kendi tırnak bakımıyla uğraşması da yararlı olabilir. Bunun içinde çocuğa manikür ve pedikür malzemeleri alınabilir.

Son söz ve bir önlem olarak tırnak yemenin ve ısırmanın çok kötü bir alışkanlık olmadığı ve bunu isteyenlerin kolaylıkla terk edebilecekleri çocuklara anlatılmalıdır. Çocuk buna inandırıldığı zaman bu alışkanlıktan vazgeçmek için çaba gösterecektir. Çünkü dış etkenler çocuğun bu alışkanlıktan vazgeçmesine fazla etkili olmamakla bazı hallerde alışkanlığın kökleşmesine ve başkalarını kızdırmak ve huzursuz etmek için bir araç olarak kullanılmasına neden olmaktadır.


Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

BEBEKLERİ TEHDİT EDEN 20 BAKTERİ


5/5/2009 · Kategori: _OCUK


Konya Dr. Faruk Sükan Doğum ve Çocuk Hastanesi Başhekimi Dr. Adnan Tekin, enfeksiyon sonucu ölümlerin dünya genelinde yaşanan ciddi sağlık sorunları arasında yer aldığını söyledi.

Konya Dr. Faruk Sükan Doğum ve Çocuk Hastanesi Başhekimi Dr. Adnan Tekin, hastanelerin yeni doğan bebek ünitelerinde, bebeklerin enfeksiyon kapabileceği en az 20 çeşit bakterinin bulunduğunu belirterek, ''Yeni doğan bölümüne gelen bir ziyaretçi ya da elini yıkamayan bir görevli de ünitedeki bütün bebeklerin ölümüne yol açabilir'' dedi.

Trakya Üniversitesi Edirne Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yaşanan olayların her hastanede olabileceğini ifade eden Tekin, bazen hastanelerde bebek ölümlerinin yüzde 10'lara bile ulaşabileceğini belirtti. Bunun önüne geçebilmek için hastanelerde Enfeksiyon Kontrol Komitesi kurulduğunu ifade eden Tekin, şunları kaydetti:

''Bu komite, enfeksiyonu minimuma indirmek için gerekli tüm tedbirleri alır. Yeni doğan bebek ünitelerinde bebeklerin enfeksiyon kapabileceği en az 20 çeşit bakteri var. Normalde zararsız görünen bir bakteri savunmasız haldeki bebeğin ölümüne yol açabilir. Hastanemizde kurulu komite Trakya Üniversitesi'nde gerçekleşen olayın arkasından, olağanüstü toplanarak tedbirleri artırdı. Enfeksiyon riskinin ortadan kaldırılması bazı kriterlere bağlı. Bunların başında yeni doğan ünitesine girişlerin sınırlandırılması geliyor. Buraya görevlilerin dışında kimsenin girmemesi gerekiyor.''


''ENFEKSİYON GENELLİKLE DOKUNMA YOLUYLA KAPILIR''

İlgili görevlilerin üniteye girerken özellikle ellerini özel olarak temizlemesi gerektiğini vurgulayan Tekin, ''Hava yoluyla enfeksiyon kapma riski binde bir civarındadır. Yani bulaşmanın hava yoluyla gerçekleşmesi neredeyse olanaksızdır. Enfeksiyon genellikle dokunma yoluyla kapılır'' diye konuştu. Yeni doğan bebek ünitesinde kullanılan aletlerin temizliğinin sürekli yapılmasının şart olduğunu ifade eden Tekin, hastanelerinde belli dönemlerde bebekleri dışarı çıkararak ünitede UV ışınları ile temizlik yaptıklarını söyledi.
Yeni doğan bebek ünitesindeki temizliğin ameliyathanelerden bile önemli olduğuna dikkat çeken Tekin, şöyle devam etti:

''Dışardan gelecek bir mikroorganizma çok tehlikeli sonuçlar ortaya çıkarabiliyor. Üniteye dışardan gelecek bir bebek bile çok riskli. Bu yüzden özellikle görevlilerin temizliği büyük önem taşıyor. Ziyaretçilerin yeni doğan bebek ünitesine girmekte ısrarları da bebek ölümlerine neden olabilir. Yeni doğan bölümüne gelen bir ziyaretçi ya da elini yıkamayan bir görevli ünitedeki bütün bebeklerin ölümüne yol açabilir. Çünkü bir ziyaretçi üzerinde enfeksiyon sonucu ölüme yol açacak çok sayıda bakteriyi bulundurabilir.'' Tekin, hastanelerin yeni doğan bebek bölümlerine ziyaretçilerin girme konusunda ısrarcı olmamalarını istedi.

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::