MUCİZEVİ SARIMSAK EKSTRAKT ININ HAZIRLANIŞI


30/10/2009 · Kategori: SIFALI BITKILER

Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Biyokimya Klinik Şefi Prof. Dr. Necat Yılmaz, yıllanmış sarımsak ekstraktının (AGE) karaciğeri koruyucu, savunma sistemini güçlendirici, kanseri önleyici  etkiye sahip olduğunu belirterek, ''Yıllanmış sarımsak ekstraktı (AGE), kötü kokmayan gençlik iksiri gibidir'' dedi.

Prof. Dr. Yılmaz, yıllanmış sarımsak ekstraktı (AGE) kullanımının birçok faydası bulunduğunun bilimsel olarak ispatlandığını, Anadolu insanının aslında kendi geliştirdiği yöntemlerle çoğu zaman kendi devasını bulduğunu söyledi.

''Birçok insanın bilip uygulamaya çalıştığı bir yöntemdir AGE hazırlamak. Fakat farklı farklı uygulamaları vardır'' diyen Prof. Dr. Yılmaz, ''Sarımsak çiğ yendiği zaman kokusunun yanı sıra zararlı olabilmektedir. Sarımsak özel olarak hazırlanan bir yöntemle en az 6 ay bekletildiğinde, istenmeyen bileşikler yok edilmekte, mucizevi doğal bir bileşik ingilizce adıyla Aged Garlic Extract (AGE) isimli kokusuz sarımsak ekstraktı oluşmaktadır'' diye konuştu.

Çiğ tüketmek yararlı mı?

Türkiye'de çok sık tüketilen sarımsağın çiğ yendiğinde yarardan çok zarar görüldüğünü, çiğ tüketimin sarımsaktan faydalanılmasını engellediğini ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Çiğ tüketilen sarımsaktaki 'Allicin' denen madde, kolesterol düşürme etkisi yanında, karaciğer, mide, bağırsak sistemini tahriş edip, erkeklerde sperm hareketlerini yavaşlatmaktadır. Oysa dövülmüş sarımsak suda en az 6 ay kadar bekletildiğinde mucize bileşiği ''S-Alilsistein (SAC)'' açığa çıkmaktadır. Bu mucize madde karaciğeri koruyucu, savunma sistemini güçlendirici, kanseri önleyici ve tüm kemoterapatik ilaçların istenmeyen yan etkilerini azaltıcı etkiye sahiptir. Ayrıca bu ekstrakt, kötü kokmayan gençlik iksiri gibidir.''

Yıllanmış sarımsak ekstraktı nasıl hazırlanıyor?
   

Anadolu'da yaşayan insanların yıllardır kullandığı yıllanmış sarımsak ekstraktı şöyle hazırlanıyor:
1 kilo sarımsak soyulup, iyice eziliyor. Bir kavanozun içine konan ezilmiş sarımsakların içine 1 litre su, 5 adet de limon sıkılarak karıştırılıyor, bu karışımın içine 1 litre de sirke ekleniyor. Bunlar karıştırıldıktan sonra kavanozun kapağı iyice sıkılıp, karanlık ve serin bir yerde 6 ile 10 ay arasında bekletiliyor.

Daha sonra yıllanan sarımsak günde bir tatlı kaşığı tüketiliyor. Hiçbir yan etkisi olmayan karışımın kokusuz ve çok lezzetli bir tadı olduğu bildirildi. Sarıksak ekstaktının domuz gribine iyi geldiği de son çıkan haberler arasında yer alıyor.

ivillage.mynet ten alıntıdır.
Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

DOMUZ GRİBİNDEN KORUNMAYI SAĞLAYAN BESİNLER


27/10/2009 · Kategori: SIFALI BITKILER

Yoğurt:

 İçinde bağırsaklarda mikroplarla savaşan yararlı bakteriler olan probiyotik bulunur. Böylece grip virüsü vücutta barınamaz.
Yeşil çay:

Bağışıklığı güçlendiren “epigallocatechin gallate” isimli kimyasalı içerir. Günde 3 fincan tavsiye ediliyor.
Ginseng:

 ABD’li bilim adamları günde 2 tane 200mg’lık ginseng kökü kapsülü alan insanların grip riskinin yüzde 31 azaldığı belirlendi. Bağışıklığı harekete geçirir.
Badem:

Hastalıklarla savaşan antioksidan E vitamini bakımından zengindir. Gripten korunmak için her gün bir ara öğün olarak 24 tane badem yemeye çalışın.
Taze patates:

İçindeki “beta carote ”, gribe karşı koruma özelliğini verir. Vücutta A vitaminine çevriliyor ve grip tedavisinde önemli rol bir oynuyor.
Tavuk suyuna çorba:

Vücutta mukus üretimini artırarak gribin boğaz ağrısı ve öksürük gibi etkilerini yatıştırmaya yardımcı olur.
Sarımsak:

Sülfür maddesi grip sezonunda bu hastalığa yakalanma riskini 2.5 kat azaltıyor ve virüsü öldürme özelliği de bulunuyor. Taze sarımsak daha etkili.
Zencefil:

İçeriğinde doğal olarak bulunan “gingerol” maddesi, her türlü enfeksiyonu uzakta tutmaya yardımcı. Zencefil çayını tercih edebilirsiniz.
Ceviz:

Antioksidan selenyum soğuk algınlığı, grip ve kansere karşı koruma sağlar. İçindeki selenyum oranı diğer tüm gıdalardan 10 kat oranında daha fazladır.
Turunçgiller:

 Önemli bir C vitamini kaynağıdır. Özellikle sigara kullanıyorsanız gribe yakalanma riski daha yüksek olduğu için bol bol C vitamini almanız gerekiyor.
Bal:

Doğal olarak antibakteriyel özelliklere sahiptir. Çaya ya da yoğurda katarak tüketirseniz etkisi daha da güçlü olur.
Lahana:

Ispanak ve lahana gibi koyu yeşil renkli yaprağa sahip sebzeler, bağışıklık sistemini gribe karşı güçlendiren D vitamini bakımından zengindir.
Mantar:

 Beta-glucan isimli gribe karşı koruyan bir madde içerir. Bağışıklığın grip virüsünü tanımasını ve onu yok etmek için harekete geçmesini sağlar.
Yulaf:

 Lif, E ve B vitamini ayrıca bağışıklık sistemini güçlendiren mineraller ve beta-glucan’lar bakımdan zengindir.
Elma:

Bilim adamları, düzenli olarak elma yiyen insanların gribe yakalanma riskinin azaldığını ortaya koydu. Günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 25’ini karşılar.
Kırmızı et:

Bağışıklık sistemini harekete geçirmek için kırmızı et tüketmek gerekiyor. Yetişkinlerin günde ortalama 40-60 gram et tüketmesi tavsiye ediliyor.
Balık:

Omega 3 tüketimini artırarak grip ve benzeri enfeksiyonları uzakta tutabilirsiniz. Haftada 2 porsiyon balık tüketilmeli.
Soğan:

Doğal antibiyotikler içerir. Bunun yanında gribe karşı bağışıklık sistemini güçlendiren “quercetin” isimli bir madde de bulundurur.
Kırmızı biber:

Portakalda bulunan C vitamininin 2 katını içerir. C vitamini gribin etkisini yüzde 80 oranında azaltabilecek kadar güçlü bir silahtır.
mynet.com dan alıntıdır.

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

MARUL:ÖDEM SÖKTÜRÜR,MİDE İLTİHABINA VE UYKUSUZLUĞA İYİ GELİR


22/10/2009 · Kategori: SIFALI BITKILER

Salataların vazgeçilmez malzemesi olan bu bitki tam bir şifa deposu niteliğinde...

Üniversitelerde 700 yıl ders olarak okutulan hekimlerin piri İbn-i Sina’nın 'Tıp Kanunu' kitabından bugüne kadar hiçbir yerde rastlamadığınız çok özel formülleriyle şifa bitkilerin reçeteleri… Dr. Yaman SÖNMEZ ve Tarihçi Ahmet ALMAZ hazırladı. Salataların ana malzemesi marul, mide iltihabına karşı etkili. Ödem söktürücü özelliği olan marul uykusuzluğa da iyi geliyor...

İlaç niyetine yiyin


MARUL


Galenos, bostani marulda soğukluk olmadığını, ancak gül suyu kadar soğukluk olduğunu söylemiştir. Onun, rutubeti, pancar ve ebegümecinin rutubeti arasında yer alır.


Bazılarına göre, marulun yapı ve kuruluk bakımından lahanayla pazı türü sebzeler arasında yer aldığı söylenir. Ben, onun üçüncü derecede soğuk olduğunu söylediklerini ifade ediyorum. Hekimlere göre, besin olarak zararlı veya pek az besleyicidir. Bu doğru değildir. Marul, ikinci derecede soğuktur.


YARARLARI


Marulun temizleyici, büzücü ve söktürücü özellikleri yoktur. Tuzlu, ekşi gibi özellikleri olmadığı için, bundan oluşan kan, diğer sebzelerden oluşan kana göre daha kırmızıdır. pişmiş marul besleyicidir. Marul, sıvıların birbiri ile uyuşmazlığından doğan şikayetlerde yararlıdır.


Yıkanmış marul iyidir. Yıkamak, marulun gaz yapıcı özelliğini artırır ve aynı zamanda bütün sebzelerin soğukluğunu fazlalaştırır. O, süratle hazmedilir.


ŞİŞLER


Yangılı şiş ve ödemler üzerinde etkilidir. Büyük ödemler üzerinde etkili olamaz.


HAREKET ORGANLARI


Eklemler üzerine haricen (yakı, lapa) uygulandığında yararlı olur.


BAŞ ORGANLARI


Çiğ ya da pişmişi, uyku verir; dolayısıyla uykusuzluğu giderir. Sayıklamayı önler. Ayrıca başı güneşte yanmaktan korur. Bu drog, tıkanıklıkların ilacıdır.


GÖRME


Yabani marulun sütü, kornea yaralarını temizler. Bostani marulun sütü de aynı etkiyi gösterir. Marul külü, yanıklar için kullanılır. Yabani marul sütü, kirpiklerin dökülmesini önler. Yenmesi, göze zarar verir.


DIŞARI ATAN ORGANLAR


Onun tohumu, meniyi kurutur, cinsel arzuyu azaltır; orgazmı yavaşlatır ve ben bu Yararların onun tohumunda görüldüğünü söylüyorum. Yarım dirhem marul sütü, suyla içilirse, bağırsaklarda ishal etkisi yapar. Büyümüş göbekli bostani marulun sütü, yabani marul sütüne yakın etkiye sahip olur. Marulun bağırsaklar üzerinde ishal ya da kabız etkisi yoktur.

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

SAĞLIK İKSİRİ BAHARATLAR


29/9/2009 · Kategori: SIFALI BITKILER

Günümüzde yapılan araştırmalar 5 baharatın lezzetleir kadar güç veren doğal besinler olduğunu ortaya koydu. Baharatları, yiyeceklerinize ve salatanıza karıştırmak gücünüzü artırıyor, bağışıklığınızı güçlendiriyor.

Tarçın
Doğal bir mikrop düşmanı olan tarçını, her gün çay kaşığının 1/4'ü kadar aldığınızda, kan şekerinizi ve kolesterolünüzü düşürür. Sabah kahvenizi içerken kahve talerinin etrafını saracak kadar içeceğinize eklediğinizde tazelik hissi verir. Düşük kalorili bir tatlı için tarçınlı, elmalı tart yapabilirsiniz.

Kekik
Izgarada pişireceğiniz tavuk, balık veya eti kekikle marine ettiğinizde mentollü ve biraz ekşimsi tadı mükemmel bir lezzet verir. Kekik, birçok sağlık uzmanının listesinde kanserden koruyucu olarak yer alır. Ayrıca, uzun zamandan beri antiseptik olarak da kullanılır. kekik yağı ağız tenizliğinde tercih edilebilir. Eğer taze kekiğiniz varsa biraz zeytinyağına ekleyebilirsiniz.

Kimyon
Dünyanın en ünlü baharatlarından biri kırmızı biber tozunda saklanır ve başka bir kanser savaşçısıdır. Egzotik lezzetler elde etmek için pilav, tahıl, salatalara ekleyebilir, et yemeklerini marine edebilirsiniz. Yağlı etlerinizi kalp sağlığınıı koruyan mükemmel baharat kimyonla pişirebilirsiniz.

Mercan Köşk (Oregano)
Bir elmadan 42 kat daha fazla antiokjsidan içeren bu mucize bitki daha çok Ege bölgesinde rastlanıyor. Evlerin bahçelerinde küçük saksılar içerisinde yetiştirilen mercan köşk bitkisini salata, omlet veya favori kurabiyelerinize
ekleyebilirsiniz.

Zerdeçal
Hint mutfağında 'Mutfağın Kraliçesi' olarak adlandırılan zerdeçal, kist, kanser, kireçlenme hatta Alzheimer'a karşı oldukça yararlı.. Sarı çiçekleri ve köklerinden yararlanılabilen zerdeçal'dan bir tutam alarak, yaptığınız pilav, yahni veya mercimek gibi yemeklere ekleyebilirsiniz. Unutmayın, zerdeçal geçen gece anahtarı nerede unuttuğunuzu hatırlamanızı bile sağlayabilir.
Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::