DOĞAL VİAGRA


12/8/2009 · Kategori: SIFALI BITKILER

Sertleşme sorunu ve iktidarsızlığa karşı adeta mucize çözüm keçiboynuzudur” diyor Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu. Keçiboynuzu kürünün etkisini viagra ile mukayese etmek mümkün değildir diye de ekliyor.

VİAGRA’DAN DAHA ETKİLİ

Keçiboynuzu kürü, iktidarsızlık için viagranın bir gecelik getirdiği çözüme karşı bir defalık veya bir gecelik çözüm getirmemektedir. Aksine, iktidarsızlığı tedavi ederek uzun bir zaman dilimi içerisinde kalıcı çözüm getirmektedir. Dönem dönem uygulanacak kür ile de iktidarsızlığı ortadan kaldırabilmektedir. İktidarsızlık çeken erkeklerin hiç çekinmeden kullanabilecekleri bir kür.

YAN TESİRİ YOK

Herhangi bir yan tesiri olmayan bu uygulama, iktidarsızlık şikayetleri olan erkekler için ideal bir yardımcıdır. Keçiboynuzu kürü uzun zaman kalıcı çözüm getirebilmektedir. Viagranın belirtilen yan tesirlerinin hiç biri keçiboynuzu küründe yoktur.

ACELE ETMEYİN ZAMANI BEKLEYİN

Keçiboynuzu kürü uygulanırken, iktidarsızlığa karşı etken olan etkin maddelerinin önce vücutta depolanmaları gerekir. Bu etkin maddeler, vücutta ancak belirli bir seviyeye ulaştıktan sonra, hücre içindeki transformasyon mekanizmasını harekete geçirerek (uyararak) etkisini göstermeye başlarlar.
Bu nedenle bitkisel kürü uygularken sabırlı olmak gerekir.

UYARI: Bu kürü uygulamak isteyen şeker hastalarının önce hekimlerine danışmaları gerekir. Çünkü keçiboynuzu fazla miktarda şeker içermektedir.

İKTİDARSIZLIK İÇİN KEÇİBOYNUZU KÜRÜ: Yaklaşık yarım litre suyu kaynattıktan sonra 6–7 adet keçiboynuzunu küçük küçük kırarak kaynayan suyun içine atın. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte 3 dakika kaynatın.

3 dakika kaynadıktan sonra sonra ocağın altını kapatın ve 20 dakika dinlendiriniz. 20 dakika dinlendirdikten sonra kaşıkla keçiboynuzu parçalarını çıkartın.

Elde edilen su soğuduktan sonra yarısını sabah aç karnına, diğer yarısını da akşam yatağa giderken için.

Bir hafta boyunca bu uygulamaya hergün devam edin. Birinci haftadan sonra 3 ay boyunca hergün akşam yatağa giderken bir su bardağı için. Daha sonraki aylarda ise zaman zaman uygulayın.,

KAYNAK:haberturk

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

PELİN OTU İLE CİLT LEKELERİNE ELVEDA


14/6/2009 · Kategori: SIFALI BITKILER

Mevsimsel cilt lekelerine etkili çözüm sunan pelin otu şifa kaynağı.


Yaz aylarında artış gösteren cilt sorunlarına karşı en etkili doğal yöntem olan Pelin Otu ayrıca mide sorunu ve felç riskine karşıda koruma sağlıyor.
Saçkırandan kulak ağrısına felçten kronik göz hastalıklarına kadar binbir derde şifa olan Pelin otu ciltteki morlukları önleyip cildin rengini de güzelleştiriyor. Nefes sorunu çekenlere midesinde sorun olanlara ve sarılığa da iyi geliyor...


YARARLARI

O sertlikleri açar ve onun sertliği sıcaklığından daha güçlüdür ve nebati çeşidi daha yoğundur ve sıcaklığı daha azdır; bundan dolayı midede balgam olsa da bu balgamı atmakta etkili olmaz onu çözemez. Aynı zamanda o çözücü de değildir. onun ayrıca çözücü yararları vardır. Yiyecekleri güveden ve diğer haşarattan korur ve kağıtları da haşerelerin kemirici etkisinden korur.

YARALAR

Karındaki yaralardan kurtulmakta yararlı olur. Ağız yoluyla uygulanan tedavilere de iyi gelir.

SOLUNUM

Şurubun içilmesi göğüs kafesindeki kıkırdak yapılarının zorlanması ve yırtılmasında yararlı olur.

GÜZELLİK

Cildin rengini güçlendirir; saçkıran ve yılancık hastalıklarına da iyi gelir. Gözün altındaki morlukları yok eder ve ciltteki diğer lekelere iyi gelir.

BAŞ ORGANLARI

Başta oluşan rutubeti kurutur onun öz suyu baş ağrısı yapar. Fakat bunun sebebi mideye dokunması olabilir. Kaynatıldığında buharları kulak ağrısına iyi gelir ve pişirilip boğaza bağlanırsa boğazın içindeki sıkıntıları giderir. O kulakların arkalarında oluşan şişlere iyi gelir. Kulak ağrısına ve kulak rutubetine de iyi gelir. Balla şerbet yapılıp içilirse felce iyi gelir.

GÖRME

Özellikle gözlerdeki kronik göz ağrısına iyi gelir. Nebati olan türü gözün altına tatbik edilirse katarakta yararlıdır. Kaynatılmış meyve suyu ile karıştırılıp dışardan göze tatbik edilirse gözün conjunctiva tabakasında oluşan kırmızı noktacıkların giderilmesine yararlı olur.

BESLENME

On gün sürekli olarak günde üç defa pelin şerbeti içilecek olursa iştahı artırır. Pelin şerbeti mideyi takviye eder. Midede başka yararları da vardır. Pelin öz suyu on gün günde üç kez alındığında özellikle sarılık için yararlı olur. Hatta vücuttaki su birikmesine yararlı olur. Aynı zamanda pelin otu incir sodyum karbonat boraks) ve şeytan unu delice otu yulaf unu karıştırılınca baş ağrısına iyi gelir. İncir susam yağı ve boraks karıştırılınca aynı hastalık için (dalak hastalığı) yakı olarak kullanılır.

ZEHİRLEYEBİLİR

Pelin otu çok az miktarlarda kullanılması gerekir. Kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza mutlaka danışmalısınız. Çünkü fazla kullanıldığında yan etki yapabilir ve zehirlenmelere yol açabilir.

KARACİĞER VE BÖĞÜR AĞRILARINA BİREBİR

Pelin otu özellikle solucan düşürmek için iyi gelir. Mercimekle veya pirinçle pişirilip kaynatılıp yedirilirse etkisi fazla olur; mideye dokunur özellikle mide ağzına dokunur. Çünkü nebati türü pelin dışında diğer pelinlerin içeriğindaki mineraller mide ağzı için uygun değildir. Eğer o sümbülle karıştırılırsa mideye iyi geldiği gibi karına da iyi gelir ve eğer karaciğer mide ve böğür üzerine yakı olarak vurulursa karaciğer ve böğür ağrılarına iyi gelir. Gül yağı ile karıştırılıp sürülürse sertlikleri yumuşatır faydalıdır.

DIŞARI ATAN ORGANLAR


Balla karıştırılıp verilir. Pelin otu idrar söktürür ve safranın salgılanmasını atılmasını sağlar. Balgam üzerine etkisi yoktur ve bağırsaklarda de etkin değildir. pişmiş ve ıslatılmış pelin otunun dozu 5 ile 7 dirhemdir. Tabii olarak herhangi bir muamele yapılmadan kullanılan dozu 2 dirhemdir. Onun şurubu da yararlıdır şurubu başın şakak çatlaklarına yararlıdır.

Eğer pelin otu tek başına veya pirinçle pişirilerek ve bol içilirse bağırsak kurtlarına iyi gelir. Bu arada biraz ishal etkisi görülür. Aynı şekilde eğer mercimek pişirilerek kaynatılıp verilirse yukarıda söz konusu edilen bütün Yararları gösterir. Damarları hılt ve safra ve diğer sıvılardan temizler ve onları atar.

HUMMALAR

Özellikle eski hummalara yararlıdır. Onun öz suyu kasık otu öz suyuyle karıştırılsa aynı etkiyi taşır.

ZEHİRLENME


Zehirli su yılanı ve akrep zehrine karşı yararlıdır ve derine nüfuz eden zehirlere karış etkilidir. Pelin otunun şurubu baldıran otunun kötü Yararlarıni giderir. Özellikle sirkeyle içilirse zehirli mantarlara iyi gelir. Eğer pelin otu toz edilip böceklere serpilse sivrisineklerin zehrini engeller. Pelin otu karıştırılmış mürekkep ile yazılmış kitapları fare ve diğer kurtlar kemirmez.
Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

SÜPER YİYECEKLER


3/6/2009 · Kategori: SIFALI BITKILER

"Süper Yiyecekler" olarak adlandırılan 14 temel besin ürünü beslenme uzmanları tarafından yaşlılığa derman olarak gösteriliyor. Bu yiyeceklerin haftada en az 4 kez tüketilmesi öneriliyor. İşte 14 süper yiyecek ve faydaları;

Brokoli: Yaşlanmayı geciktiren bitkilerin başında geliyor. Toksinlerin oluşumunu engelliyor. Vücuttaki hücrelerin zarar görmesini yavaşlatıyor. Kansere karşı da koruyucu.

Portakal: Dinamizmin kaynağı. Damar tıkanıklığını önlüyor. Vücuttaki direnci arttırıyor.

 
Yulaf: Lif deposu... Kolestrol düşürücü özelliği bulunuyor. Sindirimi hızlandırdığı için de diyet reçetelerinde tercih ediliyor.

 

Domates: Kanser önleyici antioksidan ihtiva ediyor. Kadınlarda göğüs ve yumurtalık kanseri riskini azaltıyor. Kalp krizi riskini de düşüren özelliği bulunuyor.

 

Somon balığı: Bir porsiyon somon balığı 19 gram protein ve bolca Omega-3 içeriyor. Omega-3 kalp krizi riskini azaltarak kan basıncını kontrol altına alıyor.

 

Bezelye: Protein, lif ve nişasta açısından zengin bir besindir. Bezelye vücuda enerji verir ve vücudu kuvvetlendirir. Kasların gelişmesine ve yenilenmesine yardım eder. Kansızlığa iyi gelir. Kan Kanserine karşı koruyucudur. Karaciğerin çalışmasını düzene sokar.

 

Ceviz: Yüksek kolesterolü düşüren ceviz, damar tıkanıklıklarını ve şeker hastalığı tedavisine yardımcı oluyor. İçerdiği demir sayesinde kansızlığa iyi geliyor.

 

Böğürtlen : Yaşlılıktan kaynaklanan hafıza kayıplarını önlüyor. İshal ve ağır yarası ile ayak yorgunluğuna birebir. Ayrıca güzellik kaynağı olarak tanımlanıyor.

 

Yoğurt: Zengin besin değeri sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir, bu özelliği nedeniyle vücudu kanserden korur... Vücutta kendi kendine sindirilen tek gıda yoğurttur. Tüberküloz hastalığına karşı doğal bir antibiyotik etkisi gösterir. Stres, alkol, kolalı ve karbonatlı içeceklerle zarar gören sindirim sistemini korur.

 

Bal kabağı: Bir küçük tabak balkabağı, günlük beta-karoten ihtiyacının %25'ini, C vitamini ihtiyacının yüzde 10'unu karşılar ve iyi miktarda potasyum içerir. Ayrıca iyi bir lif kaynağıdır. Beta-karoten, birçok kanser çeşidini önlemeye yardımcı olabilir.

 

Soya fasulyesi: 453 gramlık soya ununda 31 yumurtanın, 6 büyük şişe sütün veya 900 gramlık kemiksiz etin ihtivâ ettiği kadar protein bulunduğu belirlendi. Vücut için birebir...

 

Hindi: 125 gramı, vücudun günlük folik asit ihtiyacını karşılar. Folik asit, kan hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur.

 

Ispanak: Antioksidan özelliği taşıyan A vitaminine dönüşen betakaroten içerir. Sağlıklı gözler için gereklidir. Katarakt ve diğer göz tabakalarının bozulmasına karşı lutein maddesi de içerir.

 

Çay: Günde 2 bardak içilen çayla, 4 elma, 5 soğan, 7 portakal yemiş gibi kalp dostu antioksidan madde almış olursunuz. Özellikle çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesini öneriliyor

Yazının Devamını Oku...

Yorum (1) Yorum yaz!

KUŞBURNUNDA PORTAKALDAN 40 KAT FAZLA C VİTAMİNİ VAR


8/5/2009 · Kategori: SIFALI BITKILER

Zonguldak Gökçebey İlçe Tarım Müdürü İrfan Soysal, kışın en çok ihtiyaç duyulan vitaminlerin başında C vitamininin geldiğini belirterek, “100 gram kuşburnu 100 gram portakaldan 40 kat daha fazla C vitamini içeriyor” dedi.

Kuşburnunun, potasyum, sodyum, kalsiyum, fosfor, magnezyum gibi mineraller içerdiğini belirten Soysal, grip ve soğuk algınlığına karşı iyi gelen kuşburnunun kış aylarında bolca tüketilmesini tavsiye etti. Kuşburnunda C vitaminine ilave olarak B1 ve B2, E ve K vitaminlerinin bulunduğunu söyleyen Soysal, şöyle konuştu:

“Kuşburnu, grip ve soğuk algınlığına karşı, bazı kanser türlerinin oluşmasına karşı, vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmede, stres, sigara, egzoz dumanı gibi çevresel faktörlerden kaynaklanan yıpranmayı önlemede, cildi güzelleştirmede, kolesterol, yorgunluk, varis, romatizma, dolaşım bozukluğunu önlemede, kan yapıcı, tansiyon düzenleyici, hemoroit ve ülser gibi hastalıklara karşı, basur tedavisinde, alyuvarların aktivitelerinin artırılmasında, mide krampları ve sindirim sistemi zorluklarına karşı, böbrek ve mesane üşütmelerine karşı, kuşburnunun çayını, marmeladı ve diğer ürünlerini kullanabilirsiniz.”

Kuşburnunun değerini bilenler için harika bir meyve olduğunu ifade eden Soysal, “Kuşburnunda hiçbir şekilde insan sağlığına zararlı pestisit ve ağır metallerin bulunmayışı ona güvenli bir şekilde bebek gıdası olma özelliği kazandırıyor. Kısaca kuşburnu değerini bilenler için harika bir meyve” diye konuştu.
Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »