YEDİĞİMİZ HANGİ BESİN NE KADAR ZAMANDA SİNDİRİLİYOR?


4/11/2009 · Kategori: SAĞLIK

Yediklerimizi ne kadar süre içinde sindirebildiğimizi bilirsek, spor, uyku gibi herhangi bir faaliyete başlamadan önceki öğünlerimizi daha bilinçli düzenleyebiliriz.

Örneğin uzun bir işe, yürüyüşe veya spor gibi yüksek performans gerektiren bir işe başlamadan bir saat öncesinde bir şeyler yememiz gerekiyorsa, sindirimi bir saat içerisinde tamamlanabilecek besinleri tercih etmeliyiz. Genel bir fikir vermesi açısından besinlerin sindirim süreleri şu şekilde özetlenebilir:

1 saatte sindirilebilenler: Su, çay, kahve, enerji yiyecekleri, sporcular için özel hazırlanmış karbonhidrat konsantreleri.

2 saatte sindirilebilenler: Süt, kakao, yoğurt, et püresi, beyaz ekmek, muz, müsli/corn flakes tarzı kahvaltılık tahıllar, hafif sebze, prinç/pilav, alabalık protein konsantreleri.

3 saatte sindirilebilenler: Siyah ve karışık ekmekler, kek, patates, yumurta, büyükbaş hayvan ve koyun eti, tavuk, sebze, elma.

4 saatte sindirilebilenler: Sosis, salam, hindi, dana kızartması, biftek, fındık-fıstık.

5 saatte sindirilebilenler: Kabuklu yemişler, kızartmalar, patates kızartması.

6 saatte sindirilebilenler: Pastırma, mantar, ton balığı.

7 saatte sindirilebilenler: Kaz eti, sardalya, tuzlama balık.

Yazının Devamını Oku...

Yorum (0) Yorum yaz!

DÜNYANIN EN SAĞLIKLI 12 YİYECEĞİ


4/11/2009 · Kategori: SAĞLIK

İnsanlar için mükemmel beslenme listesi yoktur. Ancak, her çeşit beslenme planında yaygın olan tek şey, tüm yiyeceklerin çok az işleme tabi tutulmasıdır. Kabuklu kuru yemişler, yaban mersini, işlenmemiş süt, açık mezrada kesilen et gibi işlenmemiş yiyeceklerin her zaman sağlıklı olduğu biliniyor. Bitkisel özler, enzimler, vitaminler, mineraller, antioksidanlar, antiinflamatuar ve sağlıklı yağlar içeren bu yiyecekler, sizi sağlıklı ve zinde tutar.

Forbes dergisi, sağlık sayfalarında dünyanın en sağlıklı 12 yiyeceğini açıkladı.

İşte Amerikalı ünlü beslenme uzmanı Jonny Bowden'ın kitabından derlenen dünyanın en sağlıklı gıdaları:

Soğan - sarımsak: Mide, prostat, yemek borusu kanserlerine karşı korur. Kalp hastalığı riskini yüzde 20 azaltıyor.

Yaban mersini: Kanserden koruyan antioksidanlar içerir ve hafızayı güçlü kılıyor. Lif bakımından zengindir.

Fasulye: Kiloyu dengeleyip, kan şekerini düzenliyor. Kolon kanseri ve kalp hastalığından koruyor. İçerdiği lifler sayesinde, uzun ve sağlıklı yaşamın bir parçasıdır.

Somon: En iyi anti-aging gıdası. Omega-3 beyni ve kalbi korur. Ruh halini dengeler ve kan şekerini düzenler.

Süt: Vitamin, mineral ve yararlı bakteriler bakımından zengin olan süt, kanserle savaşan CLA asidini de içerir.

Fındık- fıstık: Haftada 5 kez tüketmek kalp krizi ve kalp hastalığı riskini yüzde 30-50 arasında azaltıyor. Her gün için 25 gramlık, badem, ceviz, fıstık, fındık yeterli.

Kırmızı et: İşlemden geçirilmemiş kırmızı et, omega-3 bakımından zengindir. Özellikle meralarda yetişen hayvanlardan elde edilen etten, makul miktarda tüketildiğinde kanserden koruyor. Protein ve B12 vitamini kaynağı.

Yumurta: Doğanın en kusursuz yiyeceği olarak tanımlanıyor. Protein bakımından zengin ama kalorisi düşük. Beyni korur ve göz sağlığını güçlendirir.

Brokoli: Tüm kanser risklerini azaltır. Mineral ve vitamin oranları çok yüksektir. Ayrıca vücudu toksinlerden arındıran kimyasallara sahiptir. Brokoli, kabak, brüksel lahanası, kara lahana gibi sebzeler,kanser riskini azaltmaya yardımcı olan indol isimli bitki kimyasalları içeriyor.

Elma: Akciğer kanseri, astım ve diyabete karşı korur. Kemik güçlendiren K vitamini içerir. Yemeklerden 30 dakika önce tüketildiğinde iştahı bastırmaya yardımcı olur

Nar: Antioksidanlar bakımından zengindir. Kan basıncını dengeler, damarları korur ve tümörlerin büyümesini engeller.

Yeşil çay: Dünyada sudan sonra en çok tüketilen içecek olan çayın değişik formları (siyah, beyaz, yeşil, Çin çayı gibi) anti oksidanlar ve antiinflamatuar içeriyor. Yeşil çay gibi bazı türleri ise, kansere karşı etkili olan katesin isimli bitki kimyasalları içeriyor. Mesane, kolon, nefes borusu, pankreas, rektum ve mide kanserlerine yakalanma riskini azaltıyor. Kilo kontrolünü kolaylaştırıyor.

Yazının Devamını Oku...

Yorum (0) Yorum yaz!

GÜNLÜK YAPILMASI GEREKEN BEYİN EGZERSİZLERİ


27/10/2009 · Kategori: SAĞLIK

Birçok erkek hergün vücutlarını ve kaslarını geliştirmek için türlü türlü egzersizlere başvurmakta. Ama beyin sinirlerinin gelişimini pek düşünen yok.
Beyniniz için size gerekli olan kolay ve çabuk günlük beyin egzersizleri. Çeşitli beyin oyunları ve günlük beyin jimnastiği yapmanız sizin yaşamınızı doğrudan etkileyecektir.

Beyniniz 5 temel bilişsel işlevi yerine getirir:

*Hafıza
*Dikkat
*Dil
*Görsel-uzamsal özellik
*Yürütme görevi

Beynimizin bu özelliklerini besleyip hazırlıklı tutarsak beyin yaşlanmamızı engellemiş oluruz.
İşte beyniniz için günlük 5 egzersiz

1-Hafıza

Beyinin bilişsel işlevlerinde çok önemli bir rol oynayan hafıza, okuma, muhakeme ve akli hesaplamadan oluşur. Hafızanızın iyi çalışmasıda bu anlamda birkaç beyin jimnastiğine bağlı. Mesela müzik dinlemek sadece eğlenceli bir uğraş değildir aynı zamanda hiç bilmediğiniz bir şarkı dinlerken sizin beyninizi ufaktan şarkının sözleri için çalıştırmaya yarar. Acetylcholine seviyenizi yükselterek hafızanızı geliştirir. Karanlıkta duş alıp kıyafetlerinizi giymeye çalışın, diş fırçalarken sık kullandığınız elinizin yerine ters elinizide kullanmaya çalışmanız hafızanızı güçlendirecektir. Bu egzersizler beyninizin nöral aktivitelerini kesin kez geliştirecek.

2-Dikkat

Dikkat günün her anında gerekli bir unsur. Dikkatli olmanın kuralı, iyi konsantre olabilmek, çevredeki ses ve engellere rağmen birşeye odaklanabilmek anlamına gelir. Yaş ilerledikçe dikkatte onunla birlikte düşer. Küçük egzersizler ise: Sesli kitap dinlemek, koşu, akıldan yapılan matematik hesaplamaları hem beyninizi zinde tutacak hemde dikkatinizi güçlendirecek.

3-Dil


Dil aktiviteleri, hatırlama, depolama ve anlama açısından çok önemlidir. Dil ayrıca akıcılık, gramer bilgisi ve  söz dağarcığını geliştirir. Ufak tekrar egzersizleri ve kelime öğrenimleriyle çok kolay bir şekilde dil özelliği gelişir. Örnek olarak çok basit, spor haberlerini okuyorsanız biraz iş ve ekonomi haberlerinide okumaya başlasanız iyi olur.

4-Görsel Uzamsal Özellik


3 boyutlu ve renkli bir dünyada yaşıyoruz. Beyinin görsel uzamsal özelliğini güçlendirmek için; bir odaya girin ve 5 eşya, seçin nerede olduklarına iyi bakın. Odadan çıkın ve hangi eşya neredeydi hatırlamaya çalışın. 2 saat sonra nerede olduklarını tekrar hatırlamaya çalışın. Çevrenizdekileri dikkatle izleyin ve beyninize not edip anımsamaya gayret gösterin.

5-Yürütme Görevi


Mantığınız ve muhakeme gücünüz ile günlük kararlar verip, hipotezler üretebilir ve sonuçlarını kestirmeye çalışabilirsiniz. Bir video oyunu gibi sonuçları önceden kısa bir şekilde gözden geçirmek eğlenceli olacaktır.
ASKMEN.MYNET TEN ALINTIDIR.

Yazının Devamını Oku...

Yorum (0) Yorum yaz!

REFLEKSOLOJİ NEDİR?AMACI NEDİR?HANGİ HASTALIKLARDA ETKİLİDİR?HERKESE UYGULANABİLİR Mİ ?


26/10/2009 · Kategori: SAĞLIK

Refleks kelimesi “organizmanın dıştan uyarılara karşı irade dışı tepkisi” anlamına gelir. Refleksoloji ayaklardaki bazı bölgelerin masaja, ovmaya veya sıkmaya karşı bedenin irade dışı verdiği cevaptan yararlanma tedavisidir. Bu tedavi yönteminde ayaklarda bulunan farklı refleks bölgelere yapılan masajla bedenin farklı sistemlerinin dengeli çalışmaya başlaması sağlanır.

Ayağımız, tüm bedenimizi ilgilendiren sağlığımızın ana refleks noktalarıyla doludur. Ayak tabanlarında, ayak .üstünde, yanlarında ve bileklerin bulunduğu alanlarda birçok refleks nokta vardır ve buralara uygun şekilde yapılan masajla bedenin enerjisinde belirgin derecede artma meydana gelebilir. Refleks noktalar, organ içine ve doğrudan bedenimizde bulunan dolaşım, boşaltım, üreme, sindirim vb. gibi sistemlere etkide bulunur. Aralarda gerçekleşmiş enerji blokajlarını ortadan kaldırmaya yarayan bir tedavi imkânı sunar.

Ayağın farklı bölgelerinde bulunan ve etkinliği son derece önemli olan bu refleks noktaları Refleksoloji tedavisine adını vermiştir. Bu noktalar akupunktur noktalarından daha farklı ve etkinliği daha yoğun olan alanlardır.

Refleksoloji tedavisi sadece enerji tıkanıklıklarını ortadan kaldırmaz. Bu etkinin dolaylı olarak meydana getirdiği birçok olumlu durumları da kendiliğinden sağlar.

Hormonlar daha düzenli olarak salınır. Enzim yapımı başta karın bölgesinde, beyinde olmak üzere tüm bedende aktifleşmiş olur.

Midesi çalışmayan ya da yavaş çalışan bir insan ayak masajı sırasında eğer gerekli dikkati kendi üzerine yoğunlaştırırsa midesinin çalışmaya başladığını kolaylıkla hissedebilir. Örneğin hastanın çarpıntısı varsa önce yavaşlar daha sonra kaybolur ya da bağırsaklarda sıkışmış gazların hareket etme sesi ve bağırsakların çalışmaya başladığı belirgince anlaşılabilir.
Bilimsel Bir Tedavidir

Bu tedavinin etkinliğini ortaya koyan sayısız bilimsel araştırma yapılmış ve bu çalışmalar sonucunda etkinliği niteliksel ve niceliksel olarak ispatlanmıştır. Bu bilimsel araştırmalar ışığında tedavinin tüm bedeni ve zihni bir bütün olarak etkilediği gerçeği ortaya çıkmıştır. Birçok organ ve sistem, bedenimizi saran derimiz üzerinde bazı bölgeler tarafından temsil edilir. Deri, içteki organlarla aynı sinirler tarafından uyarılmaya maruz bırakılır. Örneğin karın ve göğüs boşluğunu ayıran diyaframa kasını ilgilendiren bir olayda omuz bölgesinin de ağrıdığı görülür. Bunun anlamı her iki bölgeyi uyaran sinirin aynı olmasıdır ya da safra kesesinde taş olanlar sırtlarmdaki kürek kemiklerine uyan bölgede ağrı hissederler. Çünkü safra kesesini uyaran sinirin uzantısı aynı zamanda bu ağrıyan bölgeyi de uyarmaktadır.

Hangi Hastalıklarda Faydalıdır?

Akupunktur gibi Refleksoloji de sadece fonksiyonel rahatsızlıklarda başarılı sonuçlar verir. Örneğin bir yaranın iyileşmesini, kırık bir kemiğin kaynamasını sağlamaz; ama hazımsızlık, regl döneminde sancılanma, stres, uykusuzluk, sırt ağrısı, romatizma, sinüzit, astım, siyatik ve prostatla ilgili rahatsızlıklara çok iyi gelir.

Çok ciddi hastalıklarda tek başına uygulanmaz. Özellikle depresyon, anksiyete, mide ve bağırsakların yetersiz çalışmasında, migren tedavisinde, kronik yorgunluk sendromunda, metabolizmanın yavaşladığı dönemlerde, uyku bozukluklarında, unutkanlıkta ve işle birlikte genel performansın azaldığı durumlarda ilave bir tedavi olarak kullanılır.

Refleksoloji uygulaması insanın uykusunu düzenler, yaşam kalitesi ve bedenindeki toksinlerden kurtulmasını sağlar. Dolaşım sistemi güçlenir ve dolaşıma salgılanan ağrı kesici hormonların vasıtasıyla ağrıların ortadan kalkmasını sağlar. Refleksoloji birçok hastalıkta yardımcı bir terapi olarak kullanılır. Sadece belirgin ciddi hastalıkları refleksoloji ile ortadan kaldırmaya çalışmak risklidir ve mümkün de olmayabilir. Refleksolojinin kullanım alanı son derece geniştir. Bunda, terapinin yan etkisinin olmaması, kolay uygulanılması ve her ortamda yapılabilmesi etkili olmaktadır.

Kimlere Uygulanmaz?

Hamileliğin ilk üç ayında tavsiye edilmez. Meydana getirdiği hormon değişimlerinin etkisiyle oluşabilecek muhtemel düşük hadisesine karşı bir önlem olarak bu öneri dikkate alınmalıdır.

Ciddi kanser vakalarında ve damar tıkanıklıklarında etkili değildir. Kanser hastasının yaşadığı dolaşım sorunlarına kısmen faydalı olsa da meydana gelmiş ağır tahribatları ortadan kaldıramaz. Bu yöntem, tamamlayıcı tedavi olarak uygulanmalıdır. Ciddi rahatsızlıklarda sadece bu yöntemden cevap almayı bekleyerek diğer tıbbî tedavilerden uzak durmak son derece yanlıştır.

Ne Kadar Sıklıkla Kullanılır?

Öncelikle haftada iki, daha sonraları haftada bir uygulama yeterlidir. Diğer tamamlayıcı terapilerle kombine edilerek uygulandığında Özellikle Ayurveda diyetine uyularak kullanıldığında, daha fazla olumlu etki görülür. Derin bir beden, zihin ve ruh uyumuyla gerçekleşir. Kişinin beden özellikleri doğrultusunda seçeceği bir bitkisel yağlarla birlikte yapılması elde edilecek sonucu kuvvetlendirir.

Sadece rahatlamak amacıyla kullanılıyorsa çok yoğun stresin olmadığı dönemlerde haftada bir, on beş günde bir ya da ayda bir uygulama yapılabilir. Uygulama sıklığı daha çok kişinin isteği ve ihtiyacı doğrultusunda yapılmalıdır.

Herkes Uygulayabilir

Refleksoloji’de uygulama kolaylığı vardır. Öncelikle konuya hâkim, doktor ya da sağlık çalışanlarına müracaat edip genel bir muayeneden geçilmelidir. Refleksologlar ayakları elleriyle muayene ederek hangi bölge veya organın hasta olduğunu saptar, ardından da ayaktaki o noktaya el ve parmaklarıyla basınç uygularlar. (Tabii masajı yapan kişinin anatomi ve fizyoloji bilmesi şarttır.)33

Muayeneye gelen kişiye uygulamanın yapılış şekli öğretilebilir. Her öğrenen kısa bir süre sonra bu uygulamayı kendi kendine yapabilme yeterliliğine kavuşur. İstediği gerek duyduğu bir zaman ve mekânda bu uygulamayı kendisine yaparak bedeninin dengesini yerine getirir.

Yazının Devamını Oku...

Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »