FLÖRT ETMENİN İNCELİKLERİ


28/10/2009 · Kategori: KADIN -ERKEK ILISKILERI

 

Doğru hareket eden her kadın aklına koyduğu erkeği fetheder. Ama bunun için o 'doğru' hareketleri bilmek gerekir. İşte size bu hareketlerin listesi..

* İçinizden geldiği gibi hareket edin. Beğenilmek için belli bir tarzda giyinmenize, belli şekilde hareket etmenize gerek yok. Olduğunuz gibi görünmek sizin en doğal hakkınız...

* Erkekler cesur kadın sevdiklerini söylerler ama seçim hakkının kendilerinde olmasına da bayılırlar. Kovalanmak isterler. Aşkından eriseniz de bırakın o gelsin.

ÖZEL HİSSETTİRİN

* Her erkek kendini bulunmaz hint kumaşı sanır. Ama sizin davranışlarınızdan bunu anlaması çok daha büyük keyif verir. İlgiyi ondan asla esirgememelisiniz.

* Hayatı seven, her zaman güleryüzlü kalmayı başaran kadınlar daha seksidir. Erkeğin yerine koyun kendinizi; Neşeli vakit geçirmek varken neden huzursuz olsunlar...

* Görünüşe önem veren insan da seksidir. Pürüzsüz cilt, bakımlı eller, temiz saçlar erkeğin ilgisini çeker. Zaten öyle olunca sizinde kendinize güveniniz artar.

* Herkes kendini etkileyici hissetmek ister. Erkekler de... Bunun için onu baştan aşağı süzün, şaşkınlığınızı gizlemeyin, böylece egosunu kabartırsınız.

* Erkekler kadının gülüşüne bayılıyor. Gülmenin gücünü küçümsemeyin..!

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

DOKUNUŞ ŞEKLİNİN ANLAMLARI


13/10/2009 · Kategori: KADIN -ERKEK ILISKILERI

Dokunuşlarınızın ilişkinize anlam katan ipuçlarını biliyormuydunuz? İşte hareketlerinizin tahmin bile edemediğiniz ilginç anlamları!
Yüzünü ellemek
Bu basit görünen hareket aslında duygu dolu bir öpücük kadar anlamlıdır. Partnerinin yüzünü elleriyle kavrayan kişi, partnerine karşı derin duygular beslediğini belli eder. Çoğu zaman çiftlerin baş başayken yaptığı bu hareket, aralarındaki güçlü ve son derece romantik bağı simgeler.
Saçını okşamak
Sevgiliniz gözlerinizin içine bakarak, yüzünüze düşen saçları düzeltiyorsa, mutlu olabilirsiniz. Siz onun için büyük önem taşıyorsunuz demektir. Bu hareketi herkesin içinde yaparsa, birlikteliğinizi ilan etmek istediğini anlayabilirsiniz. Yalnızken bunu yaparsa, sizi korumak istiyor demektir.

El ele yürümek

El tutuş şekli partnerinize göndermek istediğiniz mesaja bağlıdır. Birbirine sımsıkı bağlı olan çiftler, el ele tutuşurken parmaklarını birbirinin arasından geçirirler. Sırf avuçlarını birleştirmekle yetinen çiftler daha özgür düşünürler, birbirlerine olan güvenleri fazladır.
Sarmaş dolaş
Birbirinizin belinden tutarak yürümek, aranızdaki uyumu simgeler. Kolunuzu sevgilinizin arkasından geçirirken, onun da size arkadan sarılması, sizin sırf sevgili değil, aynı zamanda iyi dost olduğunuzu gösterir. Siz iyi bir takımsınız ve hayatla bu şekilde yüzleşmeye kararlısınız. İlişkiniz son derece samimi ve birbirinize olan güveniniz de tam.
Kucak kucağa
Kucaklaşarak oturmanın en popüler şekli 'emniyet kemeri' oturuşudur. Bu oturuşta, sevgilinizle yan yanayken, vücudunuzun üst tarafını hafifçe onunkinin üzerine bırakırsınız ve sevgiliniz koluyla omuzlarınızı kavrayıp sizi kendine yapıştırır. Bu hareket partnerlerin yakın vücut temasına ihtiyaç duyduğunu anlatabilir.



Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

''İYİ'' BİR EŞ OLABİLMENİN ALTIN KURALLARI


28/8/2009 · Kategori: KADIN -ERKEK ILISKILERI

Mükemmel bir eş olmak için

Amerikalı yazar çift Linda ve Charlie Bloom, ‘Keşke Evlendiğim Zaman Bunları Bilseydim' başlıklı kitapta evlilikle ilgili 6 gerçeği şöyle sıralamış:

1- Birini ölesiye severken, aynı zamanda ondan öldüresiye nefret etmek mümkündür.

2- Eğer eşiniz yanınızda olmayınca kendinizi mutlu hissetmiyorsanız, onunla asla mutlu bir evlilik sürdüremezsiniz.

3- Nerelerde hata yapıldığını araştırmak yerine, her şeyi doğru yapmaya odaklanmak çok daha akıllıca bir davranış olur.

4- Cinsel birleşmenin kusursuzluğu evliliği mükemmel yapmaz, ama doğrusu yararı da vardır.

5- Karşı cinsten bir yabancıdan hoşlanmak evliliği bitirmez, sadece biraz zedeler.

6- Eğer eşiniz bir meseleyi önemli buluyorsa, onun gerçekten önemli olduğuna inanmak zorundasınız.

Sırlar açıklanmalı mı?

Eşinizle, uzunca bir flört dönemi yaşamış olsanız da aynı çatı altında evli bir çift kimliğine bürününce, birbirinizi çok da iyi tanımadığınızı fark edeceksiniz. Eskilerin bir sözü vardır; ‘Erkek, evinde pijamasını giyip koltuğuna oturmadıkça, onu yeterince tanıyamazsın' derler. Bu sözlere kulak vermek gerek. Evlendiğiniz kişi, önceleri size hep olumlu yanlarıyla kendini gösterdi. Onun özel alışkanlıklarını, birlikte yaşamaya başlamadan önce bilmeniz biraz zor.

Yeni hayatınızın ilk günlerinde, birbirinize geçmişinizden söz edeceksiniz. Çocukluk yılları, aileler, akrabalar, arkadaşlar bir bir anlatılacak. Bu arada eşiniz belki ilk aşkınızı öğrenmek isteyecek. Belki siz daha önceki duygusal ilişkilerinizi eşinize anlatmaktan kaçınacaksınız. Tabii siz suskun kaldıkça eşinizin merakı artacak ve sizi konuşmaya zorlayacak. Aynı durum sizin için de geçerli. Eşinizin geçmişini ayrıntılarıyla öğrenmeye hak kazandığınızı düşünecek ve soruları peş peşe sıralayacaksınız.

Geçmişin muhasebesi yapılırken kadın da erkek de çok dikkatli olmalı. Kaçamak cevaplar yerine gerçekleri fazla ayrıntıya girmeden anlatmalı. Hiçbir sır, karı kocanın arasına girmemeli. Belki bazı gerçekleri gizleyerek o gün için durumu idare etmiş olabilirsiniz. Ama eşinizin her şeyi başkalarından öğrenmesi ihtimalinin yüksek olduğunu da unutmayın.

Kadının da erkeğin de geçmişte kalan yaşantısının yeni yaşantıya gölge düşürmesi, mutluluğa darbe vurur. Bu nedenle kadının da erkeğin de olgunluk gösterip, geçmişteki olayları önemsememesi iki tarafın da lehinedir.

 

Şimdi gösteri zamanı

Yeni evli her genç kadın, ev yönetiminde usta olduğunu kocasına kanıtlamak ister. Çalışan kadın da, evinde oturmayı tercih eden kadın da aynı hevesle, ev yönetimine kendini adar. Daha önce de belirttiğimiz gibi, yeni evli çiftler, bir süre yabancılık çekerler. Bu dönemde kadın, eşinin sevdiğine inandığı yemekleri sunmayı dener. Onun çayını kaç şekerli içtiğini, sofra alışkanlıklarını bir çırpıda öğrenip sanki kırk yıllık evliymişler gibi eşinin her isteğini o daha bir şey söylemeden yerine getirmeye çalışır. Çocukluğunda her gün arkadaşlarıyla oynadığı ‘evcilik oyunu'nu tekrarlar gibidir.

Erkek de kadından geri kalmaz. Eşinin yaktığı yemeği, ‘Çok lezzetli olmuş' diyerek yemeye çalışır. Evde yaptığı her düzenlemeyi beğenmiş görünür. Eşinin isteklerini yerine getirmek için çaba harcar.

Bir süre sonra kadın da erkek de bu evcilik oyunundan sıkılmaya başlar. İlk şikayet kadından gelir: ‘Gün boyu onu memnun etmek için çalışıp çabalıyorum. Eve bir karış suratla geliyor, bir tatlı sözle gönlümü almayı denemiyor. Ben bu evin kölesi miyim?'

Erkeğin de kendi açısından şikayetleri peş peşe sıralanır: ‘Doğru dürüst yemek pişirmesini öğrenemedi. Annemi kendine örnek alsa ya... Akşamları, ben yorgun argın eve geliyorum. Hanımefendi benimle hiç ilgilenmiyor. Bir köşeye çekilip oturuyor.'

Aslında yeni evli bir çiftin birbirinden bu kadar çabuk şikayete başlaması pekala önlenebilir. Evliliği bir oyun diye düşünüp, rolünü başarıyla oynamaya çalışmak, kısa zamanda bu başrol oyuncularını yorgun düşürür. Kadın da erkek de mükemmel eş rolüne kendilerini kaptırmak yerine doğal davransalar, kısa sürede şikayete başlamazlar.

Evlilikte kadının da erkeğin de sorumlulukları eşit olarak paylaşmayı baştan kabullenmeleri, çok şeyi değiştirir. Kadın, sadece pişirdiği yemeklerle, ev içindeki düzenlemelerle yuvasının mutluluğunu sağlayacağını düşünmemeli. Erkek de sadece evde her işinin görülmesinin yeterli olacağına inanmamalı. Evlilik, aynı zamanda bir ortaklıktır. Kadın, eşinin yemeği kadar düşünceleriyle, sorunlarıyla ilgilenmeli. Karı-koca, birbirlerinin zevklerini paylaşmalı. Evde, iki arkadaş gibi dertleşip, sorunları birlikte çözmeli.

Aile büyükleri

Yeni evliler için önemli sorunların başında iki tarafın aileleri geliyor. Özellikle kayınvalide-kayınpeder meselesi hiç ihmale gelmez. Kayınvalidelerin gelinlerini sevemedikleri, damatlarını her zaman el üstünde tuttukları söylenir. Kimi ailelerde bu sözleri doğrulayan olaylar yaşanır... Kimilerinde ise gelin-kaynana, herkesi kıskandıracak derecede mükemmel bir ittifak içine girerler. Siz bütün bu anlatılanlara kulak vermeyin. Eşinizin ailesiyle mesafeli ama olumlu bir ilişki başlatın. Eşinizin annesi, evinizde size akıl vermeye, bazı düzenlemeler yapmaya kalkışırsa, eşinizin bu tür değişikliklerden hoşlanmayacağını belirtip, kayınvalidenin kalbini kırmadan meseleyi geçiştirin. Sizin anneniz, damadına hükmetmeye kalkışırsa, onu da engellemek için elinizden geleni yapın. Aile büyüklerinin size hükmetmelerine izin vermeyin. Bu arada siz de, eşiniz de ‘bizim ev' denildiği zaman yıllarınızı geçirdiğiniz baba evini değil, yeni eşinizle birlikte kurduğunuz yuvayı aklınıza getirin. Hiçbir erkek, eşinin ‘Bizim evde şu olur, bu olur' diye söz etmesinden hoşlanmaz. Ve tabii hiçbir kadın da kocasının ‘Bizim aile' diye kendi ailesini ön plana çıkarmasını doğru bulmaz. Evliliğinizde mümkün olduğu kadar az sorun yaşamak istiyorsanız, önce ev dediğiniz yerin, eşinizle paylaştığınız yuva olduğunu aklınızın bir köşesine yazın.

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

ERKEKELRİN DAVRANIŞLARININ ALTINDA YATAN ANLAMLAR


16/6/2009 · Kategori: KADIN -ERKEK ILISKILERI

Bir erkeği tanımanın yolu, hareketlerini incelemekten geçer. Siz de erkeğinizin hareketleriyle ne anlatmak istediğini merak ediyorsanız, şifresini kırma yöntemlerini denemelisiniz.

Sevdiğiniz erkeğin sizin için gerçekten ne hisettiğinden emin değilseniz hareketlerini gözlem altına alın ve ne yapmaya çalıştığından emin olun.

Saçınızla oynamak        

Toplum içinde gözünüzün önüne düşen saçınızı eliyle geri doğru itiyorsa yada saçınızla oynuyorsa bu davranış etrafınızdakilere birlikte olduğunuz sinyalini vermek anlamına gelir. Eğer ikiniz baş başayken bu tür davranışlarda bulunuyorsa anlamı “Seni koruyabilirim”dir.

Yakın oturuş

Bir toplum içindeyken eşiniz yada sevgiliniz her zaman size yakın oturmayı tercih ediyorsa kıskanıldığınızın farkına varmalısınız. Özellikle bir arkadaş toplantısında böyle davranan erkekler, etrafındaki kişilere sizin ona ait olduğunuzu anlatmaya çalışır.

Alnından öpmek

Her ne kadar alnından öpmenin ayrılık getirdiğine inanılsa da eşini ya da sevgilisinin alnından öpen bir erkek gerçek bir romantiktir. Sizinle sevgili olmanın yanında ayrılmaz bir bütün olduğunuzu bu davranışıyla gösterir.

Kocaman bir sarılma     

Birlikte olduğunuz erkek ya da eşiniz, ayrılma vakti geldiğinde kocaman bir sarılmayla veda ediyorsa size sevgisini göstermekten çekinmiyor demektir. Sizden ve ilişkisinin geleceğinden emindir. Bu nedenle de rahat davranıyordur.  Böyle veda eden erkeklerin bir diğer özelliği de size hissettiklerini açıkça söyleyebilme yeteneğinin olmasıdır.

Kafa kafaya vermek

Tanımadığınız birinin kafanızın kafanıza değmesi sizi rahatsız etmeye yetse de sevdiğiniz erkeğin böyle bir davranışta bulunması sizi mutlu eder. Bu davranışın sebebi ise size ne kadar yakın olduğunu göstermektir. Bu hareket güveni ve verdiği değeri gösterir.

Sarmaş dolaş yürümek

Yolda o sizin belinize ,siz de onun beline sarılmış yürüyorsanız sadece iki sevgili değil aynı zamanda iki dost olduğunuzu da gösterirsiniz. Böylece herkese çok iyi bir çift olduğunuzu kanıtlamış olursunuz. Erkekler bu davranışla sizin yanınızda rahat olduklarını da anlatmaya çalışırlar.

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::