ENDER SARAÇTAN SÜPERSTAR DİYETİ


7/11/2009 · Kategori: ENDER SARAÇ

Dr. Ender Saraç, Ajda Pekkan’ı gençleştiren Süperstar diyetini açıkladı: “Bol bol beyaz protein, soda ve yeşil çay.” Şifalı bitkiler içeren doğal tabletler var. Sentetik hiçbir şey yok

Saraç; Semra Özal’ın da detaylarını öğrenmek istediği diyetin “kişiye özel” olduğunu açıkladı. “Diğer diyetlerden farklı. Öyle ‘iki ceviz, bir elma’ değil komple bir sistem” diyen Saraç, “Bu bir paket programdır. Egzersizler, masajlar, bitkisel gıda destekleri, şifalı bitkiler içeren doğal tabletler, vitaminler, bitki ve baharat çayları karışımı… Tamamen doğal. Sentetik ve kimyasal hiçbir şey yok” diye konuştu.

2.5 YILDIR ÇALIŞIYORUZ

Dr.Ender Saraç, “Süperstar Diyeti”nin temelinde bol miktarda yağsız beyaz protein (et), maden suyu ve yeşil çay olduğunu anlattı. Ajda Pekkan’ın herkesi imrendiren görüntüsüne ulaşmak için 2.5 yıldır azimle çalıştığını söyleyen Saraç, “Dikkat ederseniz, son 2 yılda fiziği ve doğal güzelliği ön plana çıktı. Aslında çok kilo vermedi. Ama vücudunu şekillendirdi, daha çok yağ yakıp kaliteli dokuları korudu ve artırdı. Özellikle göbek ve bel civarındaki yağları azalttı” dedi.

BACAKLAR SİSTEM ESERİ

Saraç şöyle devam etti: “Ajda Pekkan’ın uyguladığı programda temel özellik beden yaşını gençleştirmektir. Son konserlerinde merak konusu olan bacakları, bu sistemin eseri. Bacaklarında hiçbir cerrahi ya da kimyasal müdahale yok. Bu görüntü; doğru, doğal beslenme ve doğru takviyeler kullanmanın sonucu.”

 

BİR MODEL

Kadınlarda Ajda Pekkan modelse, erkeklerde de Ender Saraç bir modeldir” diyen ünlü Ayurveda uzmanı, kendisinin de aynı yöntemi uyguladığını söyledi ve ekledi: “Ajda Hanım sağlıklı yaşam ve kaliteli yıllanmak için bunları yapıyor. Kendisiyle günde 20 kere telefonlaşmıyoruz. Çünkü temel doğruları öğrendi. Ben de bu yöntemi uyguluyorum. 50 yaşındayım ve erkeklerde olumlu bir örnek oluşturmaya gayret ediyorum.”

MANEVİYATSIZ OLMAZ

Dr. Ender Saraç; güzel ve fit görünmenin ruhani bir gelişim süreciyle tamamlandığını da söyleyerek, “Maneviyatı olmayan güzellik hiçtir. Psikolojik açıdan değişim ve bilgeleşme süreci de var. Ajda Hanım bunu çok güzel uyguluyor. Manevi olarak kendini çok geliştirmiş bir insan. Son zamanlarda daha sosyal, aktif, daha güler yüzlü. Zaten böyle olmasa 40 yıl Süperstar olarak kalamazdı” dedi. Saraç, Ajda Pekkan’la birlikte bir açıklama yaparak, “her kesimine uygun, ince, sağlıklı ve genç kalma yolları”nı anlatacaklarını da söyledi.

Semra Özal diyetle 17 kilo verdi

AJDA Pekkan’ın nasıl bu kadar fit göründüğünü merak eden Semra Özal’ın da hastalarından biri olduğunu belirten Saraç, “Yıllardır benim kontrolümde. Ona uyguladığımız sistemle 1.5 yılda 17 kilo verdi ve geri almadı. Fazla kiloyu ve birçok ilacı attı” diye konuştu.

Pekmez, ılık su ve limon karışımı

AJDA Pekkan, geçtiğimiz yaz, Ender Saraç’ın ‘Sağlıklı Günler’ adlı programına katılmış ve formda kalmasının sırrını şöyle açıklamıştı: “Tatlıyı çok severim. Canım tatlı çekince bitter çikolata yerim. Her sabah bir bardak süt, yulaf ezmesi, tarçın ve bal yerim. Öğlen yeşil çay içerim. Bir de ılık su, yarım çorba kaşığı pekmez ve limon sıkarak hazırladığım karışımı içiyorum.”

KAYNAK:Sabah-İlker Gezici’nin haberi

Yazının Devamını Oku...

Yorum (0) Yorum yaz!

DAHA FOTOJENİK RESİMLER İÇİN 10 ÖNERİ


7/11/2009 · Kategori: YAŞAM

Reader’s Digest dergisinde yer alan haberde, fotoğraflarda iyi görünmek için dikkat edilmesi gereken 10 maddeye bir gözatın:

1. Gözlerinizi objektifin biraz yukarısına odaklayın, başınızı biraz ileri doğru götürün ve çenenizi hafifçe eğin.

2. Dilinizi dişlerinizin arkasında tutarak gülümseyin. Böylece yüzünüz gergin görünmeyecektir.

3. Kollarınızı yanınızda tutun, fakat yanınıza yapıştırmayın. Doğal görünmek için, vücudunuzdan biraz uzakta olmalılar.

4. Fotoğraf çekilmeden önce aynanın karşısına geçip mimiklerinize inceleyip nasıl güzel göründüğünüze bakın.

5. Genel kural olarak, sopa yutmuş gibi durmayın, rahat olun.

6. Fotoğraflar her şeyi abartabilir, bu nedenle makyajla bunu önleyebilirsiniz. 30 yaşın altındaki kadınlar için, küçük bir maskara ve dudak parlatıcısı; 30 yaşın üzerindekiler ise iyi bir kapatıcı kullabilirler.

7. Klasik örnek pozları deneyin. Klasik model pozunda beden 3/4 oranında kameraya doğru çevrilir; objektife tamamen düz bakılmaz.

8. Ayakta fotoğraf çektirirken karın içeride, omuzlar geride, omurganın da düz olması gerekiyor.

9. Fotojenik çıkan insanların fotoğraflarını inceleyin. Rahatlamış ya da çok neşeli, canlı insanları gözlemlemek ve onlar gibi yapmak en iyi sonuçları ortaya çıkaracaktır.

10. Ferah hissetmek için, gözlerinizi kapatmayı deneyin, fotoğraf çekilmeden önce gözlerinizi açın.

Kaynak: Zaman

Yazının Devamını Oku...

Yorum (0) Yorum yaz!

ŞIKLIĞINIZA ŞIKLIK KATACAK VE SİZİ DAHA SEKSİ GÖSTERECEK ÖNERİLER


7/11/2009 · Kategori: KADIN

1. Lüks ekstralar takının

Birden fazla renge ya da dokuya sahip çantalarla birçok farklı görüntüyü tamamlayabilirsiniz. Bu tarz bir çanta kullanmanın diğer güzel yanı da, farklı giysilerinizle uyum sağlaması olacaktır. Eğer sezon boyunca ‘en fazla iki çanta alırım, belki onu bile almam’ diyorsanız, ihtiyacınız olan kesinlikle böyle bir şey. Farklı dokulardan oluşan çantalar, birçok farklı renk ve kumaşla uyum sağlayacaktır.

2. Vahşi giyinin

Tepeden tırnağa kusursuz bir hayvan deseni (gerçeğe yakın ya da abstrakt) giyinseniz bile yine de abartısız, şık bir görüntü sağlarsınız. Tepeden tırnağa zebra ya da leopar deseni mesela… Özellikle küçük baskılar elbise ya da paltolarınızın üzerinde çok daha şık duracaktır. Siyah ve beyaz ağırlıklı renkler albeniyi artırır…

3. Metali renklerden karışım yapın

Altın, gümüş, bronz ve diğer ışıltılı tonlar, hem gündüz, hem de gece kıyafetlerine bambaşka bir hava katıyor. Yaz sezonunda da parlak ve metalik renkleri bir hayli kullandığımız için, artık bunları nasıl kullanmamız gerektiğini az çok biliyoruz. Carolina Herrera, bronz renkte parlak tellerle işlenmiş elbise ve eteklerini, parlak haki kumaşlarla tamamlamış. Nasıl ama, süper değil mi?

4. Klasiklerden vazgeçmeyin

İnce kemerli ya da deri bir trençkotla dikkatleri çekin, siyah jilenizi turuncu çantanızla tamamlayın ya da burnu açık platform ayakkabılarınızın içine neon çoraplar giyin. Yani, klasik parçaları güncelleyin, tarzınıza uydurun. Dikkat çekeceğiniz kesin, şıklık anlayışınız ise tamamen zevkinize kalmış.

5. Feminen yanınızı ortaya çıkarın
Üstünüze oturan elbiseler ve kabarık etekler sezon davetleri için şık ve zarif seçenekler. Feminen yanınızı ortaya çıkarmak için bu tarz bir kombinasyonu tercih edebilirsiniz. Özellikle kırmızı, siyah, bordo ve haki renkler çekici detaylardan…

6. Eşsiz olanı seçin ve eşsiz olun

İster gece elbisenizle, ister düz beyaz tişörtünüzle takın, sıra dışı bir mücevherle büyük etki yaratabilirsiniz. En sıradan bir giysi bile, doğru aksesuarla tamamlandığında baştan yaratılmış olur. Düz, siyah elbiseyi inci bir kolyeyle tamamladığınızda oluşan resmi düşünün… Bir de o inci kolyeyi kaldırıp, yerine gösterişli ve taşlarla süslü bir kolye koyun. İnanın farkı hissedeceksiniz.

7. Siyahtan vazgeçmeyin

İster seksi ister fütüristik olsunlar, siyah topuklu ayakkabı her zaman seksapeldir. Renkli giyinmek ve renkli ayakkabıları taşımak aslında cesaret ister. Dolabınızda siyah bir topuklu ayakkabınız varsa, her yere giderken giyebileceğiniz bir ayakkabınız var demektir. Partiye, işe, davete… Üstelik her renk elbisenin altına da çekinmeden kullanabilirsiniz.

8. Klasikleri ıskalamayın

Zamansız temel parçalar her olaya ve duruma uygundur. En iyi tarafları da bütün aksesuarlara rahatça uyum sağlayabilmeleridir. Her başınız sıkıştığında ve ne giyeceğinizi bilemediğinizde dolabınızı açıp bu klasik parçalardan birini seçebilirsiniz. Elbise, ayakkabı, pantolon ya da gömlek fark etmez; dolabınızda mutlaka klasik parçalardan birini bulundurun da!

9. Griye önem verin

Nötr bir renkle, özellikle de her daim ‘cool’ görünen kömür grisiyle asla yanlış yapmazsınız. Her renkle uyum sağlayabilen ve her şekilde giyilebilen bu renk, özellikle bu sezon çok revaçta olacak. Yeter ki gri bir hırka ve gri bir çantanız olsun!

10. Feminen bir bluz alın

Yumuşak kumaşlı feminen bir üst (çiçek, şal ya da grafik desenli) şıklığıyla tüm kıyafetinizin dayanak noktası olabilir. Onu jean, sigaret etek ya da deri pantolonla kombinleyebilirsiniz. Böylece kahvaltıya giderken, sinemada ya da acil bir davette, sadece ayakkabı ve pantolonunuzu değiştirerek giyebileceğiniz bir acil durum parçanız olacak.

Yazının Devamını Oku...

Yorum (0) Yorum yaz!

RAHİMDE YARA NIN NEDENLERİ VE TEDAVİSİ


5/11/2009 · Kategori: KADIN

Rahim ağzının dış yüzeyini oluşturan hücrelerin kısmen ya da tamamen yokluğu “erezyon” ya da halk arasında sıklıkla söylendiği şekliyle “rahim ağzında yara” olarak adlandırılır.

Gerçekte ise çoğu kez yara olarak tanımlanan durumlarda bir doku kaybı yani yara olmayıp sadece faklı hücrelerin olmamaları gereken yerde bulunmaları söz konusudur. Normalde olması gereken hücrelerin yerini rahim ağzı kanalının içinden gelen hücreler almıştır. Bu hücreler daha ince tabakalardan oluştuğu için altta kalan kan damarları yüzeye daha yakın ve daha belirgindir ve yara şeklinde tanımlanmaktadır. Doku daha kırılgan olduğundan kolayca kanayabilir ve enfeksiyonlara daha açıktır.

Bu duruma yol açan nedenler tam olarak bilinmemektedir. Cinsel ilişkinin sıklığı ya da tampon vs. kullanımının yol açtığı travmanın sebep olabileceği kabul edilir. Benzer şekilde vajinal iltahaplar, sperm öldürücü ilaçlar, kremler ve prezervatif üzerindeki kimyasal maddeler de yara görünümüne neden olabilir. Hamile kadınlarda ve doğum kontrol hapı kullananlarda sıklıkla saptanması ise anormal bir durum değildir. Ancak pek çok kadında altta yatan herhangi bir neden ya da risk faktörü saptanamaz.

Kadınların bir kısmında hiçbir belirti vermez ve muayene sırasında rahim ağzı gözlenirken fark edilir. Bununla birlikte bazen karşılaşılan yakınma akıntıdır. Dışa doğru dönmüş hücreler salgı yapmaya devam ettiğinden vajinal akıntı olabilir. Bu akıntı kokusuz, şeffaf, beyaz bir akıntı olabileceği gibi iltahaplanma varsa kötü kokulu ve leke bırakan tarzda da olabilir. Bir diğer bulgu ise lekelenme şeklinde vajinal kanamalardır. Doku kırılgan olduğundan cinsel ilişki sırasında penisin teması ile küçük kanamalar olabilir.

Jinekoloğunuzun muayenesi esnasında rahim ağzında yara görünümü varsa hekiminiz bunu mutlaka size iletecektir.

Bu durum çoğu zaman kendiliğinden iyileşir. Altta yatan enfeksiyon, travma, kimyasal madde gibi bir neden saptandığında bu durumun giderilmesi tedavi edilmesini sağlar. Bir neden bulunamayan ve takiplerde kendiliğinden geçmeyen, hastanın kanama ve akıntı yakınmalarının fazla olduğu durumlarda ise yakma (koterizasyon) veya dondurma (kriyoterapi) gibi yöntemler kullanılabilir. Tamamen ağrısız ve kolay uygulanabilen bu yöntemlerle % 90 oranında tedavi sağlanabilir. Kesin sonuç almak için işlem sonrasında 3-4 haftalık bir sürenin geçmesi gerekir.

Unutulmaması gereken en önemli konu rahim ağzı kanserlerinin de ilk dönemlerde basit bir yara görünümü vermeleridir. Dolayısıyla yara görülen her durumda öncelikle smear denilen rahim ağzından sürüntü mutlaka alınmalı ve hücresel düzeyde inceleme yapılmalıdır. Bu incelemenin sonucu normalse o zaman yakma veya dondurma gibi işlemler uygulanabilir.

Yazının Devamını Oku...

Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »